3 Mart 2016 Perşembe

And the Oscar goes to...

Evet Oscar'ların ardından uzun zaman geçmeden...

2015 Oscar'ları sanıyorum ki son yılların en çok merak edilen Akademi gecesiydi. Bunun nedenlerinin en başında tabi ki DiCaprio'nun sahnede ödülü kaldırabilecek olmasıydı. Abartısız bir şekilde, Dünya üzerinde sinemayla ilgilenen ve Akademi ödüllerini takip eden herkesin beklentisi bu yöndeydi. Ancak bunun dışında (tabi ki sosyal medya etkisiyle) sinemayla çok içli dışlı olmayan kesim de bunun için fazlasıyla heyecanlıydı. Bu konunun DiCaprio'yla dalga geçiliyor olması yönünde değerlendirilmesine katılmıyorum, bu durum onun ne kadar sevildiğini ve hayran olunduğunun en büyük kanıtıdır. 
Bir diğer merak konusu ; Alejandro Inarritu'nun 2014'teki Birdman başarısından sonra bu sene beklenen En İyi Yönetmen-En İyi Erkek Oyuncu - En İyi Film üçlemesi başarısı gösterebilecek miydi?

Ve asıl meraklılarından ; Mad Max nasıl bir sürpriz yapacaktı ?

Son olarak : Spotlight, özgün senaryoda en büyük favori olarak gösterilirken En İyi Film kategorisinde The Revenant karşısında şansı olabilir miydi?

Ve 28 Şubat gecesi. Herkes gibi saat 03'e kadar uyuyup, sonra yarım saat kadar kırmızı halı elbiseleri dedikodularını dinleyip heyecanla tv karşısına kitlendik.

Senaryo dallarında Spotlight ve The Big Short sürpriz yapmayarak ödüllerin sahibi oldu.

Ve gecenin en büyük başarısı; En İyi Kostüm, En İyi Yapım Tasarımı, En İyi Makyaj, En İyi Kurgu, En İyi Ses Kurgusu, En İyi Ses Miksajı derken "Mad Max : Fury Road" 6 ödülle geceye tam anlamıyla damgasını vurdu. Öyle ki En İyi Yönetmen dalında ödülü George Miller alacağı konusunda büyük soru işaretleri oluşmaya başlamıştı. Yine de 2015'teki en büyük favorim olan Mad Max'in böyle güzel bir başarı elde etmesinden son derece memnun oldum.

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu kategorisinde The Danish Girl gibi bir filmle büyükbir şans yakalayan Alicia Vikander ilk ödülünü de yakalamış oldu. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu'da ise Sylvester Stallone'nin en büyük favori olarak gösterilmesine rağmen, 3 Tony ödüllü "Bridge of Spies"tan Mark Rylance başarısını gördük.

Ve en çok merak edilen son 4 ödül.
En İyi Yönetmen dalında en büyük favori Alejandro Inarritu iken Mad Max'in teknik ödüllerdeki başarısından sonra George Miller beklentisi oluşmuştu ancak tahminler boşa çıkmadı ve Inarritu bu sene de ödülü kazanarak, ödülü üstüste alma başarısını gösteren tarihteki 3. yönetmen oldu.

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, tahmin değil kesin olarak görülen Brie Larson'a gitti.Kendisi zor bir rolün altından başarıyla kalkarak herkesi kendisine hayran bıraktı. Ancak kendisinden ödül almaya gelirken daha şık ve bakımlı bir saç modeli ve güzelliğini daha iyi vurgulayan bir makyaj beklerdik.
Yeri gelmişken gecenin en güzel, en çekici kadınları tabiki Blanchett ve Theron ikilisiydi. Bu kadınlar yaşlanmayacaklar, güzellikleri ve yetenekleri hiç solmayacak.

Leonardo DiCaprio sahneye Julianne Moore'un o muhteşem sesi ve aksanıyla çıktıktan sonra ödülünü alıp, biz delicesine sevinirken o muhteşem konuşmasını yaptı. Kendisi çok uzun süredir bir çevre aktivisti ve bu konuşmayı tam da dünyanın en çok izlenen yayınlarından birinde yaparak sesini duyurdu. 



Ve En İyi Film. Eğer The Revenant bu ödülü alsaydı, En İyi Yönetmen dalındaki başarısından sonra En İyi Film dalında üstüste ödül alan "ilk" yönetmen olacaktı. Ancak büyük bir kesimin tahmin ettiği olmadı. Senaryosu ve işleyişiyle bir diğer favorimiz olan "Spotlight" hakkıyla sahneye çıktı.


Bir de tüm ödüllerin ötesinde tüm tatlılığıyla bayıldığımız bir isim daha vardı ; Jacob Tremblay.



Artık bize de 2017 Şubat ayına kadar beklemek ve bu sırada film avına çıkmak kaldı.

İyi seyirler...


Cansu Kılıç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder