14 Ocak 2013 Pazartesi

Eyes Wide Shut


Fragman; 

En yeni favori filmlerimden ; Eyes Wide Shut. en yeni çünkü utanarak söylüyorum filmi henüz yeni izleyebildim. Herkesin anlayıp hazmedemeyeceği ancak izleyen herkese "bu filmi neden daha önce izlemedim" dedirten bir film.
Psikanalist Arthur Schnitzler'in "Traumnovelle" (Dream Novel ) isimli eserinden uyarlanmış bir Stanley Kubrick yapımı Hollywood filmidir. Film Kubrick'in son filmi olma özelliği taşır ve kimi kritiklere göre de en iyisidir.
Tom Cruise filmde Dr. William 'Bill' Harford, Nicole Kidman da Alice Harford karakterleriyle başrollerdedir. Özellikle Nicole Kidman bu filmdeki rolüyle izleyici tam anlamıyla kendine hayran bırakır. Filmden sonra, Stanley Kubrick hayranı olunması da cabası.
Alice Harford, eşinin kendisini kıskanmadığı düşüncesiyle bir gece gizlediği cinsel arzularını paylaşır. Bunun üzerine Dr. Harford'un piyanist bir arkadaşı vesilesiyle katıldığı bir parti ve sonrasında yaşadığı kabus dolu saatler filmde işlenir.
Arthur Schnitzler, Sigmund Freud takipçisidir ; eserde cinsellik ve psikanaliz içiçe en iyi şekilde işlenmiştir.
Dr.Harford, karısının başka bir adama karşı hissettiği cinsel arzularını öğrendikten sonra, bu arzularıyla alakalı rüyalar görmeye başlar. Evlilik, cinsellik, sadakat sorgulaması burada başlar. Bill öncelikle bir hayat kadınıyla beraber olmaktan son anda vazgeçer. Daha sonra bir arkadaşı aracılığıyla katıldığı "gizli bir örgüt"ün ayinine katılır. Bu ayin aynı zamanda örgütün seks partisidir. Bu sahne, sinema tarihinin en iyi sahnelerinden kabul edilebilir. Cinsellik, insanoğlunun temel içgüdüsü olarak bu sahnede tüm albenisiyle sunulmuştur ve takılan maskeler kişilerin kendileri olmaktan çok sadece birer simge, birer obje olduğunu bize sunar. Bill, eve gittiğinde Alice'le yaşadıklarını paylaştığında, Alice'de ona rüyasını anlatır. Tam bu noktada filmde hangi sahnenin rüya hangi sahnenin gerçek olduğu konusunda bir şüpheye düşülür çünkü Alice rüyasında Bill'in yaşadıklarını görmüştür. Yani, Bill aynı zamanda Alice'in rüyasındadır.
Filmde genel olarak gerçek ve gerçekdışılığın savaşı izlenmektedir. Filmdeki rüya kavramı en iyi şekilde Alice'in şu sözlerinde görülür : " Maybe we should be greatful.. that we've managed to survive through all of our adventures, whether they were real or only a dream."
Belirtilmesi gereken en önemli nokta da kırmızı ve mavi rengin birbirinden tamamen ayrılmış şekilde işlenmesi ve filmin sonunda Bill'in kırmızı-mavi giyinerek birleştiği ve dengeyi oluşturmasıdır.
Olaylar ilerlerken, doruk noktasına yaklaşmışken, karakterlerin iç dünyasını yaşamaya başladığınız filmlerden birisi. Kubrick de filmde tanrı rolünde onlarla oynaması ve dalga geçmesine de şahit olunur.
Film kısaca böyledir, ancak bu kadar basit değildir, her izleyen için farklı bir çekim noktası olabilir. Aldatma, cinsellik, sadakat, psikanaliz vs... Ancak şu bir gerçektir ki film, kendisine en iyiler arasında yer edinmiştir. en azından benim için. Mümkün olduğunca az spoiler vererek anlatmaya çalıştım.
Bu filmi izlememek gibi bir hataya düşmemenizi tavsiye ederim :)


 Cansu Kılıç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder