13 Ekim 2012 Cumartesi

American Psycho

"Kötülük olunan bir şey midir? Yoksa yapılan birşey mi?"

Fragman;
http://www.cinemagia.ro/trailer/american-psycho-american-psycho-1558/

Türkçe adıyla ; Amerikan Sapığı. Bret Easton Ellis'in aynı adlı romanından uyarlanan, Mary Harron yapımı suç-gerilim filmi. 
Filmin başrolü The Fighter filmiyle Oscar kazanmış, özellikle 'Batman Begins- The Dark Knight- The Dark Knight Rises' üçlemesiyle çok iyi tanıdığımız Christian Bale'e ait. American Pyscho, Bale'in deyim yerindeyse oyunculuğunun tavan yaptığı en önemli filmlerinden birisi.

C. Bale, filmde Patrick Bateman adıyla Wall Street zengini genç bir adamı canlandırır. Film, bu genç adamın işlediği cinayetleri ve sahip olduğu yaşamın getirdiği yabancılaşmayı ele alır.
Filmde Bateman karakterinin Wall Street zengini olmasının bir nedeni vardır. Amerikan Rüyası dendiğinde akla ilk gelen para ve New York'tur. Bunların en iyi birleştiği yer ise Wall Street'dir. Bateman, bu dünyada marka giymek, lüks restaurantlara gitmekle çok para harcayarak kral konumundadır. Ancak zengin olmak onu daha çok esir konumuna düşürmektedir, ve daha uçuk şeylerde bağımsızlığını aramaya başlar. Ve tam bu noktada filmin gerilimi başlar. Bateman, sayko bir katildir. Wall Street yaşantısı onun insanlığını bitirmiş, cinayetlerinden pişman olmayan ve doymayan bir katil haline getirmiştir. Ayrıca kartvizit ve müzik takıntılarıyla da mükemmelliyetçilik içinde psikopatlık halini de görebiliriz. 

Filmin başından sonuna kadar, balta ve testereyle işlenen cinayetlere ve Bateman'ın birlikte olmak için değil işkence yaparak zevk almak için tuttuğu kadınlara ve bir türlü doymak bilmeyen cinayet işleme arzusuna tanık oluruz. Christian Bale oyunculuğu da burada kendisini gösterir, çünkü Bateman cinayetlerinden pişman olmayan ve soğukkanlı bir katildir üstelik işlediği cinayetleri ustalıkla örtbas etmek durumundadır.
Bu cinayetler işlenirken, düşünülen şudur : "Nasıl farkedilmez?". Çünkü filmin sonlarına doğru insanların bu kadar tepkisiz kalması şaşkıncılık uyandırıcıdır. Gerçekse filmin sonlarında ortaya çıkar,  Bateman'ın işlediği cinayetler aslında kendi kabuslarının bir ürünüdür. Bilinçaltındaki sayko ruhu ve bağımsız olamama duygusunu bu şekilde dışa vurur ancak sahip olduğu yaşantı gereği bu isteğini gerçekleştiremez ve 'hayalini' bir deftere yazar. Bu cinayetler onun anlık haz ve stresten kurtulma yöntemidir. İşlediğini düşündüğü cinayetleri telefonda avukatına aldatır, cesetleri sakladığını düşündüğü eve gider ancak bu cinayetler var olmamıştır. 
Aslında bu, sadece izleyiciye kalmış bir teoridir. İsterseniz cinayetlerin gerçek olduğunu ve hiç kimsenin farketmediğini düşünebilirsiniz, ya da daha destekleyici ispatlara sahip diğer teoriyi takip eder ve olayların Bateman'ın bilinçaltı saykolukları olduğunu kabul edersiniz. Çünkü film bize hangisinin doğru olduğunu açıklamaz.

Patrick Bateman'in yaşadığı hayat, bize filmin mesajını verir. Bateman'in diğer insanları ezip yok ederek kendini yücelttiği yaşantısı bize gerek insanlar gerekse devletlerin politikalarını düşündürür. Sizin için bu, hangisini ifade ediyorsa.
Bunu da en iyi Patrick Bateman'ın şu sözlerinden çıkarıyoruz; " My pain is constant and sharp, and I do not hope for a better world for anyone. In fact, I want my pain to be inflicted on others. I want noone to escape". ( Acım sürekli ve keskin. Hiç kimse için daha iyi bir dünya dilemiyorum. Hatta acımı başkalarına yüklemek istiyorum. Kimse kaçamasın istiyorum. )



Amerikan Sapığı romanının arka kapak yazısı ;
"Dünyaya lanetler yağdırıyorum ve bana öğretilen herşeye; ilkelere, seçkinliklere, seçimlere, ahlak derslerine, uzlaşmalarına, bilgiye, birlik olmaya, dua etmeye - hepsi yanlıştı, hiçbirinin kendi başına bir amacı yoktu. Hepsinin dönüp geldiği şu : öl ya da uy. Kendi bomboş suratımı gözümün önüne getiriyorum,  bedeninden ayrılmış sesi, ağzından çıkan ; bunlar korkunç zamanlar."

Tartışmaya açık ancak söylenecek çok sözü olmayan bir film. Ya çok beğenilen, ya da başarısız bulunan bir yapım. IMDB puanı 7.5 (165bin kişi) , yani çoğunluğun beğendiği sonucunu da çıkarabiliriz. 
Psikolojik, gerilim, insanın ruhuna inen "aslında hepiniz içinizde böylesiniz" diyen.

Kaçımız istemedi ki böyle olmasını ?

Cansu Kılıç

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder