Fragmanlar;
Ve aylardır bütün dünyanın beklediği o film. Christopher Nolan'ın efsaneleşen Batman serisinin son filmi "The Dark Knight Rises". Kara şövalye bu filmde tam anlamıyla yükseliyor, efsaneleşiyor. Unutamayacağımız bir Batman kendini gösteriyor.
Batman'i pek de izlemeyi sevmeyen ben, bu seriyle 1 numaralı hayranı oldum diyebilirim. Üstelik film vizyona girmeden 3 hafta önce de IMAX salonlarında ilk gün biletlerinin tükenmesi beni fazlasıyla sevindirdi. Tabi ki ben biletimi aldıktan sonra :) Önceden biletleri bitmiş bir filmi, ilk günden izleyebilmenin en güzel yanı şudur; salondaki herkes sizin gibi filmin hayranıdır ve bu konuda bilgiye sahiptir.
Salona girmeden önce dikkatimi çeken ilk şey şuydu ; 10 kişiden en az 2'si Batman tişörtü giyiyordu bu da Batman'in tarihinde en çok hayranı bu seriyle kazandığının ispatı.
Batman Begins 2005'te, The Dark Knight 2008'de çekildi. Ve tam 4 yıl sonra 2012 Temmuz'da The Dark Knight Rises tüm ihtişamıyla gösterime girdi. Vizyona girdiği ilk haftasonu 160 milyon dolar hasılatla da rekor kırdı.
Herkes büyük beklenti içerisindeydi. Çünkü bu film muhteşem olmalıydı ve deyim yerindeyse ortalığı kasıp kavurmalıydı. Benim düşünceme göre daha fazlasını yaptı. Öncelikle filmin kadrosu her zamankinden daha iyiydi. Christian Bale (Bruce Wayne/Batman), Michael Caine (Alfred), Gary Oldman (Jim Gordon), Tom Hardy (Bane), Marion Cotillard (Miranda Tate), Anne Hathaway ( Selina Kyle/ Catwoman), Joseph Gordon-Levitt ( John Blake) ve Morgan Freeman (Lucis Fox). Hepsi de kendilerine ve yeteneklerine hayran olduğumuz oyuncular, üstelik Christopher Nolan yönetmenliğinde mükemmel bir "görsel şölen" yaşattılar 2 saat 45 dakika boyunca.
İtiraf etmeliyim ki filme girmeden bu kadar süre nasıl izleriz diye düşünmüştüm, ancak keşke daha uzun olsaydı dedim film bitince.
Filmin bazı kısımları dünyada sadece 4 tane bulunan değeri 500bin dolar olan IMAX kameralarıyla çekildi, ve bir takip sahnesinde bu kameralardan birisi paramparça oldu. Ancak film sadece 2D olarak vizyona girdi. Dünya çapındaki IMAX salonlarında bile. C.Nolan filmi 3D çekmedi çünkü araştırmalarına göre dünyada 3D film izlemeyi sevmeyen azımsanmayacak bir kesim var. Nolan'ın amacı filmi herkesin izlemesini sağlamak.
Senaryoda yer yer kopukluklar, eksiklikler ve yanlışlıklar hissedebilirsiniz. Hatta çoğu sahnenin makaslanıp filmin uzatılmak istenmediği hissi de verebilir. Ancak filmin geneline baktığımızda bunlar rahatsız etmeyecek kadar ufak kalıyor.
Son yıllarda vizyona girmiş kesinlikle en iyi film. Her dakikasıyla beklentilerin üstünde ve seriyi zirvede bitiren bir film. Christopher Nolan bundan sonra daha nereye çıkabilir merak konusu :) Tabiki dünyanın aylarca beklediğ, hasılat rekorları kıran bir film yapmak da çok az yönetmene kısmet olur, kim bilir belki James Cameron da kıskanmıştır :)
Tabi ki burda filmi anlatmam, spoiler vermem çok yanlış olur film yeni vizyona girmişken. Ama şunu söyleyebilirim ki bu seriyle Batman artık bir süper kahraman olma özelliğini aştı. Bu seri Marvel'in Ironman, Captain America, Thor vs. filmleri gibi popüler ve fantastik süperkahraman filmi olmaktan çok uzakta. Özellikle son filmde bunu fazlasıyla aştı.
Birçok film eleştirmenine göre film öyle kötüydü, şurası şöyleydi, burası böyleydi evet. Bence boşverelim. Christopher Nolan bize 2 saat 45 dakikalık görsel bir şölen sunmuş üstelik en iyi oyuncularla. Fantastik film sevmeyen insanın bile hayran kalıcağı bir film yaratmış. Bu süreyi sıkılmadan ekrana kitlenerek geçiriyorsanız o film iyidir ! Ki, dediğim gibi The Dark Knight Rises kesinlikle koltuğa yapıştıran, ekrana kitleyen, gerçekmişcesine bir deneyim yaşatan bir film.
Son olarak kaç kişi böyle düşünür bilmem ama ben Bane karakterini Joker'dan daha çok beğendim. Çünkü Gotham'a yaptıkları daha büyük çaplı ve Batman için çok daha büyük bir zorluk. Ve filmin sonundaki polis John Blake, Alfred ve Batman'in yeni aracı The Bat'le ilgili küçük sürprizler o son dakikalarda filme müthiş tat katmış.
IMDb top 250 listesinde The Dark Knight 8.8 puanla 8. sıradayken,The Dark Knight Rises yine 8.8 puanla 10. sırada yerini aldı bile.
Kısacası film tam anlamıyla bir görsel şölen olmuş. Benim tavsiyem 3D olmasa da, imkanınız varsa filmi IMAX'te izleyin ki bu görselliğin keyfini çıkarın. Ve kesinlikle izlememezlik gibi bir hataya düşmeyin :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder